.fluid_container { margin: 0 auto; /* aling centered */ width: 100%; max-width: 900px; overflow: hidden; }

Uzun Süre Ayakta Kalmanın Zararları


Bir çok meslek, uzun süre ayakta kalınmasını gerektirir. Sanayi çalışanları, üretici fabrika çalışanları, kuaförler, öğretmenler, sağlık çalışanları mesleklerini icra etmek için saatlerce ayakta kalmak zorundalar.

Saatlerce ayakta kalmak birçok kişide; ayaklarda ağrı, yorğunluk, bacaklarda gerginlik hissi, sırt, bel ve omuz ağrıları ortaya çıkarabilir. Bu yorgunluk ve ağrı durumu çalışmadaki dikkat ve uyanıklığını bozarak risk oranlarını artırabilir.

Uzun süre ayakta kalmak, kaslarımızı uzun süre gergin ve aktif tutmamızı gerektirir. Bu uzun süreli zorlanma postür bozukluğuna yol açar. Sağlıklı bir duruşta boyun, sırt ve belimiz belli ölçüde kavislere sahiptir, bu ölçülerin bozulması omurgada düzleşme, hiperlordoz (çukur artışı) veya kifoza (kamburluk) yol açar. Yani uzun süre ayakta kalınca sırtta kamburluk ve ağrı ortaya çıkar.

Ayaklarda nasırlaşma, topuk ağrıları, topuk dikeni, taban düzleşmesi, aşil tendon hastalığı ve ayak tabanı örten 'fascia'da iltihaplanma ve ödem oluşabilir.

Diz ve kalça kemiklerinde uzun süre bası sonucunda; yıpranmalar, zedelenmeler ve yırtıklar meydana gelir. Ekleme artrit, geçici sinovitler ve yumuşak doku romatizmalar daha erken yaşlarda ortaya çıkabilir.


20 senelik takiplerde uzun süre ayakta kalarak çalışanlarda; hipertansiyon, damar sertliği, karotis arterosklerozu (boyun damarlarında kalınlaşma ve sertleşmeler) tespit edilmiştir. Bu sorunlar direk kalp krizi ve stroke riskini artırıcı önemli faktörlerden sayılmaktadır. Uzun süre ayakta kalan insanlarda kan dolaşımı da zorlanır; bacak damarlarında kan göllenir, yeterli geri pompalama yapılamaz, zaman içinde ödem ve varisler gelişebilir.


6 saat veya bundan uzun süre ayakta kalan hamile kadınlarda; pre-term (miaddan önce) doğum, düşük doğum ağırlıklı bebek ve annelerde yüksek kan basınçı saptanmıştır. Günde 8 saat ayakta durmakla oturma arasında 96-240 kcal daha fazla enerji tüketilir. Ayrıca kandaki lipo-protein düzeyi azalır.

Bu Rahatsızlıklardan Korunmak İçin Neler Yapmak Gerekir ?


  • Çalışma sırasında dik durmaya gayret edilmeli.
  • Ayakta dururken aynı hizada değil, bir ayak diğerinden daha geride olup, aralıklarla ayağı ön-arka konumu değiştirilmeli.
  • Ayakta çalışırken tek ayağın 15 cm yüksekliğinde bir tabureye dönüşümlü konulması idealdir.
  • Periyodik olarak ağırlık sırasıyla sağ ve sol ayak üstüne verilmeli.
  • Kilo kontrol altında tutulmalı.
  • Diyet yaparken kalsiyum ve fosfor yönünden zengin, sağlıklı gıdalara ağırlık verilmeli.
  • Yeterli D vitamini alımına dikkat edilmeli.
  • Ayakkabı uygun, rahat ve taban özelliği darbe emici olmalı.
  • 5 santimden yüksek topuklar vücut dengesini öne doğru bozar, düşme riskini artırır, dikkat edilmeli.
  • İki çift iş ayakkabısı edinip 24 saat ayakkabının kurumasına zaman verilmeli.
  • Ayakların nefes alması için sentetik olmayan, pamuk ve yün çorap tercih edilmeli.
  • Olabildiğince oturma araları verilmeli.
  • Gebeler dinlenme aralarında uzanıp ayaklarını baş seviyesinden yükseğe koymalı.
  • Çalışma ortamında kolaylaştırıcı çözümler aranmalı.
  • Tezgah yüksekliği çalışanların boyuna göre ayarlanmalı.
  • Ayakta ara sıra parmak uçlarına kalkıp inerek damar jimnastiği yapılmalı.
  • Evde bacaklar dinlendirilmeli, sıcak-soğuk duğ uygulanabilir.
  • Ayak tabanına germe yapılabilir.

0 yorum:

Yorum Gönder