.fluid_container { margin: 0 auto; /* aling centered */ width: 100%; max-width: 900px; overflow: hidden; }

Diyabetik Göz Hastalığı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Diyabetik (Şeker Hastalığına Bağlı) göz hastalığı, diyabet hastalığına yakalanan kişilerde görülebilecek bir grup göz rahatsızlığını ifade etmektedir. Bu rahatsızlıkların tümü ciddi görme kaybı ve hatta körlüğe neden olabilmektedir.

Diabetik göz hastalığı sonucu karşılaşılabilecek en önemli problemler:
Diyabetik retinopati: Retina (ağ tabaka) damarlarının şekere bağlı tahribatı sonucu ortaya çıkar.
Katarakt: Lensin (göz merceği) bulanıklaşmasıdır. Şeker hastalarında katarakt daha erken yaşta ortaya çıkmaktadır.
Glokom (göz tansiyonu): Görme siniri harabiyeti yaparak görme kaybına neden olmaktadır. Diyabetli bir hastada glokoma yakalanma riski diğer yetişkinlere oranla yaklaşık iki kat daha fazladır.

Diyabetik Retinopati Nedir?
Diyabetik retinopati diyabete bağlı göz hastalıkları içerisinde en sık görülenidir ve yetişkinlerde önemli bir körlük sebebidir. Retina tabakasındaki damar yapısının bozulmasıyla ortaya çıkar bunun sonucu olarak diyabetik retinopatili bazı insanlarda damar içerisindeki kanın sıvı kısmı dışarı sızabilmektedir. Hastalık ilerledikçe, retina yüzeyinde anormal yeni damar oluşumları meydana gelmektedir. Diyabetik retinopatisi olan hastaların başlangıçta görmelerinde bazı değişiklikler ortaya çıkabilir. Diyabetin süresiyle diyabetik retinopatinin ortaya çıkma ve görme kaybına gidebilecek ciddi retina problemlerinin görülme olasılığı artmaktadır. Diyabetik retinopati genellikle her iki gözü birlikte etkilemektedir.

Diyabetik Retinopatinin Evreleri Nelerdir?
Diyabetik retinopatinin dört evresi vardır. Bunlar; Hafif proliferatif olmayan retinopati, Orta proliferatif olmayan retinopati, Şiddetli proliferatif olmayan retinopati, Proliferatif diyabetik retinopati roliferatif diyabetik retinopati en ileri evredir.

Kimler Diyabetik Retinopati Riski ile Karşı Karşıyadır?
Gerek tip I gerekse tip II diyabeti olan tüm insanlar için bu risk bulunmaktadır. Bu nedenle diyabeti olan herkesin en azından yılda bir kere genişletilmiş göz bebeğinden kapsamlı bir fundus (göz dibi) muayenesi yaptırmasında fayda vardır. Bir kimse ne kadar uzun süredir diyabet hastası ise bu kişide diyabetik retinopati gelişme riski o kadar fazlalaşmaktadır. Diyabet hastalarının yaklaşık olarak % 40-45'inde herhangi bir evrede diyabetik retinopati görülmektedir. Diyabetik retinopatisi olan bir hastaya doktoru tarafından hastalığın ilerlemesinden korunmak amacı ile tedavi önerilebilir. Eğer hastada diyabetik retinopati tespit edilmişse daha sık göz muayenesi gerekebilir. Proliferatif retinopatisi bulunan hastalar, zamanında tedavi ve düzenli takip sayesinde körlük risklerini %95 oranında azaltabilirler. Diyabetli hastalar üzerinde yapılan çalışmalar, kan şekerinin iyi kontrolünün retinopatinin ortaya çıkış ve ilerleyişini yavaşlattığını göstermektedir. Kan şekerini mümkün olduğunca normal sınırlara yakın olarak tutabilen diyabet hastalarında aynı zamanda böbrek ve sinir hastalığı da daha az görülmektedir. İyi bir kan şekeri düzeyi kontrolü lazer ihtiyacını da azaltacaktır.

Diyabetik Retinopatinin Herhangi bir Semptomu (hasta şikayeti) Var mıdır?

Genellikle hastalığın erken evrelerinde hastanın herhangi bir şikayeti olmamaktadır ayrıca ağrı da yoktur. Diyabeti olan hasta şikayetlerin ortaya çıkmasını kesinlikle beklememelidir. Yılda en az bir kere genişletilmiş göz bebeğinden detaylı bir göz dibi muayenesi yaptırılmalıdır.

Eğer Kanama Meydana Gelirse Proliferatif Retinopatide Hastanın Şikayetleri Neler Olacaktır?

Öncelikle kanın oluşturduğu noktacıkları veya göz içinde yüzen leke görürsünüz. Eğer gözünüzde lekeler oluşursa mümkün olan en kısa zamanda göz doktorunuza başvurmalısınız. Daha ciddi kanama meydana gelmeden önce tedaviye ihtiyacınız olabilir. Kanamalar genellikle uyku esnasında ve bir kereden daha fazla olmaya eğilimlidir.

Diyabetik Retinopati Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabetik retinopatinin ilk üç evresinde makula ödeminiz olmadığı sürece tedavi gerekmeyecektir.
Diyabetik retinopatinin ilerlemesinden kaçınmak için şeker hastalarının kan şekeri, kan kolesterolü ve kan basıncı düzeylerini kontrol altında tutulmalarında fayda vardır. Proliferatif retinopati, lazer ile tedavi edilir. Lazer tedavisinde amaç anormal kan damarlarının kapatılmasına yardımcı olmaktadır. Doktorunuz gözünüzün retina tabakasında anormal damarların kapanması için makula bölgesinden uzakta lazer yanığı oluşturur. Tedavide oldukça fazla sayıda lazer yanığı oluşturmak gerektiğinden, tedavi genellikle iki veya daha fazla seansta tamamlanmaktadır. Her ne kadar tedavi sonrası çevreyi görmede azalma olabilse de lazer tedavisi ile mevcut görme düzeyiniz korunabilir. Lazer tedavisi renk görme ve gece görme düzeyinizde hafif bir azalmaya neden olabilir.

Lazer tedavisi anormal kan damarları kanamaya başlamadan önce uygulandığında daha etkili olmaktadır. Kanama başlasa bile kanama düzeyine bağlı olmak koşuluyla yine de lazer tedavisi mümkün olabilir. Lazer tedavisi ve düzenli takip körlük riskini %90 oranında azaltabilmektedir. Ne yazık ki lazer tedavisi daha önceden kaybedilmiş olan görmeyi genellikle düzeltememektedir.
Bu nedenle görme kaybını önlemenin en iyi yolu diyabetik retinopati tanısının erken dönemde konmasıdır.

0 yorum:

Yorum Gönder