.fluid_container { margin: 0 auto; /* aling centered */ width: 100%; max-width: 900px; overflow: hidden; }

Sünnet ve 'yenidoğan sünneti'

Anne adaylarına 'hamilelik sürecinin en heyecanlı dönemi ne zamandır' diye sorulsa kuşkusuz 'bebeğimin cinseyitini öğrendiğim an' karşılığı alınır. Süreç artık farklı bir yola girer, hazırlıklar ona göre devam eder. Doğacak bebeğin cinsiyetinin erkek olduğu anlaşılırsa ekstra olarak düşünülmesi gereken bir bölüm daha çıkar meydana; o da sünnet! Ebeveynlerin kafasını en meşgul eden sorulardan biridir 'Oğlumuzu ne zaman sünnet ettirsek' sorusu. İşte bu sorunun cevabını, sünneti ve dahasını eğitimini Hacettepe, ihtisasını da İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamış Op. Dr. Özgür Yücel anlattı:

Sünnet, penis başını kaplayan derinin çıkartılmasına denilmektedir. Ülkemizde çocuklara en sık uygulanan cerrahi işlemdir ve genel olarak 5-11 yaşlar arasında yapılmaktadır.
Sünnetin tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır. İlk sünnetin milattan önce 15 bin yıl önce yapıldığı ve eski Mısırlılara ait hiyerogliflerde sünnet edilen erkek çocuk şekilleri bulunmuştur.
Sünnet müslümanlıkta sünnet kabul edilmekle birlikte musevilerde, erkek çocuklar doğumdan sonraki ilk ay içerisinde sünnet edilmektedir. Hristiyan toplumlarda ise sünnet genellikle isteğe bağlı yapılmaktadır. Bugün ABD'de sünnet oranının %60 civarındadır.
Dini ve kültürel etmenlerin yanı sıra, sünnetin birçok sağlık faydaları bulunmaktadır. Genel olarak bakıldığında faydalarını söyle sıralayabiliriz…
1)İdrar yolu enfeksiyonu riskini önemli ölçüde düşürdüğü görülmüştür.
2)Bazı araştırmalarda, penis de oluşacak cilt kanserlerini önlediği görülmüştür..
3)Cinsel yolla bulaşan hastalıkların görülme sıklığı da sünnet olan kişilerde azalmaktadır.
4)Sünnet olan kişilerde human papillomavirus (HPV) enfeksiyonu daha az görülmektedir.
Sünnet için ideal yaş nedir?” diye sorulduğunda bilimsel veriler yenidoğan dönemi, ilk 1 yaş veya 6 yaşından sonraki dönemi işaret eder.

Son yıllarda sünnet konusunda gündeme oturan ve özellikle de sosyal yapısı gelişmiş, kültürel düzeyi yüksek ailelerde 'yenidoğan sünneti' kavramı yaygınlaşmaya başlamıştır. Yenidoğan sünnetinin diğer yaşlarda yapılan sünnete göre olumlu ve olumsuz farklılıkları vardır.
Olumlu yönleri sadece lokal anestezi uygulanır. Sünnet dersinin damarsal yapısı yeni gelişmekte olduğundan sünnet işlemi sırasında kanama kontrolü kolay olur ve işlem sonrası kanama riski çok az olur. Ayrıca 'yenidoğan sünneti' sonrası yara iyileşme zamanı daha kısadır.
Olumsuz yönleri ise bebek prematür veya hasta ise, ailede hemofili hastalığı öyküsü var ise, hipospadias gibi doğuştan penis anomalisi var ise 'yenidoğan sünneti' uygulanamaz. Ayrıca ilk aylarda çok nadir görülebilen lokal anezteziklere karşı oluşan 'met-hemoglobinemi' denilen reaksiyonel bir durum oluşabilmektedir.
Yenidoğan sünneti çoğunlukla bebek doğduktan 24-48 saat sonra; sünnet olmasına engel bir durum yok ise ameliyathane koşulları sağlanmış, özel ısıtılan ve aydınlatılan bir masada yapılır. Eğer bu imkanlar sağlanamıyorsa ilk 25-30 günlük yenidoğan döneminde en uygun koşullarda yapılabilmektedir. İlk 24 saatte bebeğin hayatla bağdaşması izlenir, kalp ve akciğerinde sorun olup olmadığına bakılır.Ayrıca bebeğe kanama veya pıhtılaşma ile ilgili bir sorun olup olmadığı açısından testler yapılır.
Klasik cerrahi sünnet yöntemi ile yapılabileceği gibi Çan, 'Gomco klampı ' gibi aletler yardımı ile dikişsiz olarak sünnet yapılabilir.
Sünnet lokal aneztezi ile yapılabilir ve yaklaşık olarak 10-15 dakika sürer.
Sünnet sonrası aileye verilen lokal antiseptik solüsyonlar ve gerekirse kullanılabilecek, bebeklere uygun içerik ve dozda analjezik(ağrı kesici) ilaçlar ile evde rahat bir bakım ve iyileşme dönemi sağlanır.Dikişli sünnet yapıldıysa konulan dikişler kendiliğinden eriyerek düşerler, alınmaları gerekmezler.
'Yenidoğan sünneti' oldukça basit ve risksiz bir operasyon olmakla beraber işlem sırasında ve sonrasında yüzde 1’den oranında çeşitli komplikasyonlar olabilmektedir. Bunlardan başlıcaları; kanama, enfeksiyon, yetersiz sünnet nedeni ile yeniden sünnet derisinin daralması, cilt yapışıklıkları ve daha önce belirtilen met-hemoblobinemi reaksiyon riskidir.


0 yorum:

Yorum Gönder