.fluid_container { margin: 0 auto; /* aling centered */ width: 100%; max-width: 900px; overflow: hidden; }

Güneş ve Cildiniz

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olduktan sonra 1987 yılında uzmanlığını alan, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniği'nde başasistanlık yapıp doçent olan Dermatolog Işık Caner güneş ve cilt ilişkisi üzerine bir makale hazırladı. Fransa Angers Üniversitesi'nde de çalışmalarda bulunan Caner'in rehber niteliğindeki yazısı:

  

Güneş ışınlarının yaşamımızda birçok yararlı etkisi vardır. Örneğin görmeye yardımcı olması, bitkilerin fotosentezi, D vitamini sentezi, ısı sağlamak, mikropları öldürmek bunlardan bazılarıdır. Bu yararlı etkilerin yanında güneş yanığı, deri kanserine yol açması, güneş alerjisi, deri yaşlanması ve gözde katarak oluşumu gibi zararlı etkileri de vardır.
Bugün artık biliyoruz ki güneş ışınlarının deri üzerindeki olumsuz etkileri oldukça fazladır. Güneş bu zararlarını UVA ve UVB dediğimiz değişik dalga boyundaki ışınlarıyla yapmaktadır. Ultraviyole ışınları içinde öncelikle UVB'nin zararlı etkileri ispatlanmıştır. Bilinen güneş yanığının en güçlü uyarıcısı UVB'dir. Tatile gittiğimizde önce kızarıklık sonra bronzlaşma dediğimiz renk değişikliği büyük oranda UVB ile oluşmaktadır. Keza solaryum ile de UVB etkisine maruz kalmaktayız. UVB'ye bağlı güneş yanığı güneşe çıktıktan 12-24 saat sonra başlayıp, 48-72 saatte en üst düzeye ulaşır.
Ultraviyole seviyesi yaz aylarında kış aylarına göre özellikle sıcak bölgelerde çok daha yüksek seviyededir. UVB sabah saatlerinde düşük seviyededir. Saat 11.00 sularında etkisi artmaya başlar, öğle saatlerinde maksimum seviyeye ulaştıktan sonra hızla düşmeye başlar. UVA ışınları ise gün boyunca aynı etkiyle yayınım gösterirler. Bugün UVA ışınlarının deri yaşlanmasını tetikleyen, deri kanseri riskini artıran ışınlar olduğunu biliyoruz. Çünkü UVA ışınları tüm mevsimlerde ve tüm gün boyunca zararlı etkilerini gösterirler. Pencere camından geçerler. Dolayısıyla evde veya arabada cam arkasında bile zararlı etkileri söz konusudur. Cildimize ulaşan UV ışınlarının % 95 kadarını UVA oluşturmaktadır. Bulutlar UVB'yi tamamen filtre edip yeryüzüne ulaşımını engelleyebilir. Ancak UVA ışınları etkilenmeden yeryüzüne ulaşır. Demek ki biz gün boyunca ev ve iş yerlerimizde, pencere arkasında ya da kapalı, güneşsiz, bulutlu havalarda bile UVA nın zararlı etkilerine maruz kalmaktayız. Bu zararlı etkiler başlıca derinin erken yaşlanması ve deri kanserlerinin tetiklenmesidir.
Deride kuruluk, incelme, çiller, kırışıklıkların artması, solar keratoz dediğimiz deriden kabarık kahverengi lekeler, yüzeysel kılcal damarlarda belirginleşme, kol ve bacaklarda beyaz atrofik lekeler bu zararlardan bazılarıdır. Bunlar yaşamımız boyunca uzun vadede ortaya çıkarlar.
Yine UV ışınları özellikle UVA pek çok deri kanserinin önemli sebeplerinden biridir. Deri kanserleri içinde en habisi olan Malin Melanom un gelişiminde, bazı benlere olumsuz etki yaparak yol açmaktadır.
Sonuç olarak güneş yeryüzündeki yaşamın devamı için gereklidir. Ancak birçok zararına maruz kaldığımız bu ışınlardan bilinçli davranarak korunmak mümkündür. UVB den korunmak için güneşin en yoğun olduğu öğle saatlerinde güneşe çıkılmamalıdır. Ancak UVA'ya devamlı maruz kalmaktayız. O halde her iki dalga boyuna karşıda koruyucu etkisi olan güneş koruyucu ürünler yaz boyunca kullanılmalıdır. Hatta bayanların günlük kullandığı nemlendiricileri güneş koruyucu içerirlerse ciltlerinin yaşlanması yavaşlatılabilir.

Güneş koruyucuların değişik numaraları mevcuttur. Bir koruyucu ürünün koruyuculuk oranı bu sayı arttıkça artmaktadır. Bu oranı cilt tipine göre seçmeliyiz. 
6 tip cilt vardır.
Tip 1: Beyaz tenli, kızıl saçlı, sarışın, çilli kişiler ve bebekler.
SPF 28-30 ve üstü
SPF 45-65 (özellikle bebekler)
Tip 2: Açık renk tenli, açık renk saçlı
SPF 20-30
Tip 3: Açık kumrallar
SPF 16-20
Tip 4: Koyu kumrallar, buğday tenliler
SPF10-12
Tip 5: Esmerler
SPF 6-8
Tip 6: Zenciler
Korunmalarına gerek yoktur.



0 yorum:

Yorum Gönder